aryadenetim@gmail.com
İstanbul Turkey
(0216) 505 99 96

6098 SAYILI BORÇLAR KANUNDA DÜZENLENEN ESER SÖZLEŞMELERİ

6098 SAYILI BORÇLAR KANUNDA DÜZENLENEN ESER SÖZLEŞMELERİ

GİRİŞ

İnşaat sektöründe karşımıza çıkan önemli sözleşmelerden biridir “Eser Sözleşmesi”. Taahhüt İşlerinde yapılan sözleşmeler, eser sözleşmesi olarak ifade edilmektedir. Açıkcası taahhüt işi ile Eser ifadesini bir türlü kafamda yan yana oturtamıyordum. Çünkü eser,daha çok sanatsal çalışmaları bana hatırlatıyordu.toplumdaki genel algıda bu yönde. Hukuki metinlerin anlaşılmasında ve yorumlanmasında kullanılan terimler önem arz etmektedir. Dolayısı ile seçilen metinlerin toplumdaki karşılığı ve oluşturduğu algı da dikkate alınmalıdır. Kafa karışıklığına yol açacak terimlerden uzak durmak gerekir.

Makro ekonominin en önemli aktörlerinden biri olan inşaat sektöründe, yapılan sözleşmelerin, Borçlar kanununda ayrı bir başlık altında düzenlenmesi ve alt başlıkları ile detaylandırılması sektörde yaşanabilecek sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır.

Eser sözleşmesi diye ifade edilen sözleşmeler, tarafların sorumluluklarını da içermektedir.Ancak borçlar kanununda tarafların birbirlerine karşı edimleri daha genel ilkelerle ifade edilmiştir.Tarafların kamuya karşı edimleri ile ilgili, hangi tarafın hangi koşullarda sorumlu tutulacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır.Taraflar sözleşmeyi yaparken, bu tür sorumlulukları belirlemektedir. Ancak sözleşme yapılmadan üstlenilen basit tadilat işinin yürütülmesi noktasında sorun çıkması durumunda borçlar kanunu yetersiz kalmaktadır.

  1. TANIM

Eser sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin hükümler 6098 Borçlar Kanunu’nun 470 ile 486. maddeleri arasında özel olarak düzenlenmiştir.

6098 Sayılın Borçlar Kanunun  470 maddesinde,Eser sözleşmesi, “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” Şeklinde tanımlanmıştır.

Eser sözleşmesinin belli başlı üç unsuru olduğu söylenebilir. Bunlar: emek mahsulü bir sonuç oluşturulması, bu sonucun ücret karşılığında taahhüt edilmiş  olması ve anılan hususlarda tarafların anlaşmasıdır.

Dilimizde “eser”denilince daha çok edebiyat, sanat ve bilim eserleri  akla gelir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun konusu bunlardır. Bir bina veya yapı, sanat değeri taşımıyorsa veya tarihsel bir niteliği yoksa ona “eser” denmez; yalnızca bina veya yapı denir. Bir yükleniciyle yapılan inşaat sözleşmesinde, onun meydana getireceği  nesnenin adı bina, ev, apartman, işyeri veya herhangi bir yapıdır.

 Her ne kadar yasada “yapı eseri” deyimi kullanılmış ise de, kimse yüklenicinin bir “eser” meydana getirdiğini söyleyemez. Bunun gibi, hazır satın alınmayıp, taraflar arasında önceden kararlaştırılan niteliklere göre “ısmarlanan” ve işin ustası olan kişiden yapımı istenen bir mobilya, elbise, ayakkabı, halı, perde, el işlemesi gibi gereksinim duyulan “özel yapım” nesnelere de halkımız “eser” demez.(1)

Öğretide istisna akdi veya müteahhit terimleri yerine, uygulamada oldukça yerleşmiş eser sözleşmesi ve yüklenici terimleri tercih edilmiştir (2)

Eser sözleşmesi ilgili yapılması gereken en önemli düzenlemelerden biride, Borçlar Kanunun 470 maddesindeki tanım üzerinde olmalıdır. Kullanılan dil piyasadaki ifadeleri içermelidir. Yapılan İşin niteliğine göre de alt başlıklar oluşturulmalıdır.

6098 Sayılı Kanunda Eser sözleşmesi yerine,”İş Yapım Sözleşmesi” ifadesi kullanılabilir.

6098 Sayılı Kanunun 470 maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenebilir.(3)

A. Tanımı

MADDE 470– İş yapım sözleşmesi, yüklenicinin bir işi yapıp teslim etmeyi  üstlendiği, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir .

Sözleşmenin tanımı ile sınırları ve hangi alt sözleşmeleri içerdiği net olarak ifade edilmelidir

Dolayısı ile bir alt başlık açılarak sözleşmenin kapsadığı alt başlıklar oluşturulmalıdır.

Örneğin;

  1. Yüklenicinin Sorumluluğunda olan sözleşmeler

    1.1. Taahhüte Dayalı Yapım Sözleşmeler

    1.2. Takasa yöntemi ile borcun ifa edildiği sözleşmeler

    1.3. Bakım Onarım Sözleşmeleri

    Vb..

  • İş Sahibinin sorumluluğunda olan sözleşmeler

2.1. Taahhüte Dayalı Yapım Sözleşmeler

2.2. Takasa yöntemi ile borcun ifa edildiği sözleşmeler

2.3. Bakım Onarım Sözleşmeleri

Vb..

Sözleşmenin şekil şartları kanunda düzenlemelidir. Bu şartlar sözleşmenin geçerlilik şartları olmalıdır.

Piyasadaki temel sorunlardan biri de, sözleşme yapılmadan karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirilmesi durumunda ortaya çıkacak problemlerin nasıl çözüleceği.

İşin yürütülmesi ilgili, Kamu kurumları ile ilgili işlerin yerine getirilmesi durumunda sözleşme ibraz etme  zorunluluğu getirilmelidir. Yapılan sözleşmelerin kanundaki geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığı kontrol edilmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu , işçilik bildirimleri ile ilgili işyeri dosyası açılması aşamasında, sözleşme istemektedir. Ancak kurumun sözleşme üzerinden yaptığı şey sadece asgari işçilik hesabıdır. Ruhsat başvuru aşamasında Belediyelerde sözleşme ibrazı istemektedir.

6098 Sayılı Borçlar Kanununda Eser Sözleşmesi ile ilgili aşağıdaki hükümler yer almaktadır.

A. Tanımı

MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

B. Hükümleri

I. Yüklenicinin borçları

1. Genel olarak

MADDE 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.

Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.

2. Malzeme bakımından

MADDE 472- Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.

Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.

Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.

3. İşe başlama ve yürütme

MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere  vereceği  veya verdireceği  uygun bir  süre içinde  yükleniciye,  ayıbın  veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.

Bu madde de işe nasıl başlanacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. İşe başlamadan önce taraflar yer teslim tutanağı düzenlemekte ve imza etmektedir. Kanun koyucu yer teslim tutanağı ile ilgili herhangi bir şekil şartı öngörmemiştir.

473. maddenin bir alt fıkrasında, işe başlama tutanağının düzenlenmesini zorunlu hale getirmeli ve şekil şartlarını da belirlenmelidir.

4. Ayıp sebebiyle sorumluluk

a. Ayıbın belirlenmesi

MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.

Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesiniisteyebilir.

b. İşsahibinin seçimlik hakları

MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.

2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.

c. İşsahibinin sorumluluğu

MADDE 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.

d. Eserin kabulü

MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.

İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayıihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.

Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.

477. maddenin bir alt fıkrasında eserin kabulü ile ilgili,iş teslim tutanağının düzenlenmesi ilgili hüküm getirmelidir. Bu tutanağın imzalanması durumunda,yüklenici sorumluluktan kurtulmalıdır. Ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluk devam etmelidir.

 de. Zamanaşımı

MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

II. İşsahibinin borçları

1. Bedelin muacceliyeti

MADDE 479- İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.

Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.

İşin tesliminde bedel muaccel hale gelse de, sözleşmede, ödemeye ilişkin hükümler konulmuş ise, bedelin muacceliyeti sözleşmede belirlenen vade ile sınırlı olmalıdır.

2. Bedel

a. Götürü bedel

MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.

Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir.

Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.

b. Değere göre bedel

MADDE 481- Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.

C. Sözleşmenin sona ermesi

I.Yaklaşık bedelin aşılması

MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.

Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.

II. Eserin yok olması

MADDE 483- Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa işsahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur.

Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İşsahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır.

Beklenmedik nedenlerle yada doğal afetler sonucu eserin yok olması yada zarar görmesi durumunda, tarafların haklarını korumak için, yüklenici tarafından “mali sorumluluk sigortası” yapılması zorunlu hale getirilmelidir.

III. Tazminat karşılığı fesih

MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.

IV. İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması

MADDE 485- Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir.

İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır.

V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi

MADDE 486- Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.

Madde hükümleri incelendiğinde Sözleşmenin şekil şartları ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin kanundaki hükümleri kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir. Noterde düzenleme zorunluluğu getirilmelidir.

  • ESER SÖZLEŞMESİ İLE BENZER SÖLEŞMELER

Eser sözleşmesi, Hizmet alım sözleşmeleri, satım sözleşmeleri gibi sözleşmeler ile benzerlikler taşımaktadır. İnşaat sektörüne yönelik sözleşmelerin ayrı başlık altında ve türlerine göre düzenlenmesi,diğer sözleşmelerle benzerlik ve farklılıkları daha net ortaya koyacaktır.

Benzerlikler daha çok tarafların yerine getirmesi gereken edimlerden kaynaklanmaktadır.

Eser sözleşmesinde ürün veya nesne hazır olmayıp sözleşmeden sonra üretilecek, istenilen nitelikte yapımı sağlanacaktır. Eser sözleşmesinde “ısrarlanan” nesne, ısmarlayanın isteğine uygun özel nitelikte yapılmış (imâl edilmiş), çoğu kez benzersiz  ve tektir.( Tazminathukuki.com./Ahmet Çelik)

  • ÖRNEK YARGITAY KARARLARI

Topraktan kat satışı, bir eser sözleşmesi değil, bir satım sözleşmesidir.Çünkü,bu sözleşmede emek değil, nesne teslimi edimi üstün bulunmaktadır.Bağımsız bölüm satış vaadi, inşa edilecek veya edilmekte olan binalardaki katlara ilişkindir. Topraktan kat satışı denilen bu hukuki ilişki; bir eser sözleşmesi değil, bir satım sözleşmesidir. Çünkü bunda önceden belli bir projeye göre işin yerine getirilmesi söz konusudur ve emek (çalışma), satılan kat için özel bir nitelik taşınmamaktadır. Bu nedenle sözleşmede emek değil, nesne teslimi edimi üstün bulunmaktadır. Yargıtay BGK. 24.04.1978,  E.1978/3  K.1978/4  İçt.Bir K.

Isıtma sisteminin montajı, satış değil, eser sözleşmesidir. Bu nedenle Mahkemenin ilişkiyi satım akdi olarak kabul edip davayı buna göre çözmesinde isabet bulunmamaktadır.   Taraflar arasında yapılan sözleşmeyle davacının işyerine kat kaloriferi kazanı kurulacağı ve işin tesisatının ve montajının davacı tarafından tamamlanacağı anlaşılmaktadır. Belli ısı vererek bir ısıtma sisteminin montajı satış değil eser sözleşmesi olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle mahkemenin ilişkiyi satım akdi olarak kabul edip davayı buna göre çözmesinde isabet bulunmamaktadır.15.HD. 28.01.1994,  E.1993/2225  K.1994/384  

Davalı firmanın güneş enerjisi kurma işini üstlenmesi, bir tarafın vermeyi taahhüt eylediği semen karşılığında bir şey imalini üstlenmesi olup, eser sözleşmesinin unsurlarını taşımaktadır. Satım sözleşmesinden ayıran en önemli yan satımdaki montaj işleminin imalatı içermemesine karşın, güneş enerjisi sisteminin kurulmasının aynı zamanda imali de bünyesinde barındırıyor olmasıdır. Ayrıca satım da sözleşme anında satılan alınan şey mevcut ve kullanılabilir iken, eser sözleşmesinde sözleşme anında eser ortada olmayıp, sözleşmeden sonra imali söz konusudur. Güneş enerjisi sistemi sadece montajı yapılarak iş leyecek halde satışa sunulmuş değildir. İşler hale gelebilmesi ve amacını gerçekleştirmesi imalatı gerektirmekte, sistemi oluşturan parçaların ve ayrı ayrı i ş leve sahip bölümlerin bir araya getirilmesi ve imali ile oluşmaktadır.   Açıklanan bu nitelikleri ile taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Mahkemenin aksine kabul tarzı yerinde değildir.HGK. 26.02.2003,E.2003/15-127 K.2003/102     

Eser sözleşmesini satım sözleşmesinden ayıran en önemli yön, satımdaki montaj işleminin imalatı içermemesine karşın, eserde istenilen nitelikte ürünün aynı zamanda imali de bünyesinde barındırıyor olmasıdır. Ayrıca satımda, sözleşme anında satın alınan şey mevcut ve kullanılabilir iken, eser sözleşmesinde sözleşme anında eser ortada olmayıp, sözleşmeden sonra imali  söz konusudur.15.HD.15. 02.2005,  E. 2004/4151  K. 2005/740

 Davacı, hazır bir trafoyu değil, niteliklerini ve ölçüsünü önceden belirtmek suretiyle verdiği “sipariş üzerine” yükleniciye imâl ettirdiği bir eseri teslim almıştır. Taraflar arasındaki ilişki; satım sözleşmesi olmayıp, bir eser sözleşmesidir.

  • SONUÇ

İki tarafa borç yükleyen eser sözleşmesi ile iş sahibi ücret ödeme borcu altına girerken müteahhit sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirme ve meydana getirdiği eseri iş sahibine teslim etme borcu altına girer.

Müteahhidin teslim borcunu yerine getirebilmesi için öncelikle sözleşmeye uygun olarak bir eser meydana getirmiş olması gereklidir.

Müteahhidin asli edim borçlarından biri olan eseri teslim borcu kanun koyucu tarafından zımnen kabul edilmiş ve müteahhidin bu borcuna ilişkin herhangi bir düzenlemeye kanunda ayrıca yer verilmemiştir.

HAZIRLAYAN

Yasin Yılmaz

KAYNAKÇA

  1. Tazminathukuki.com./Ahmet Çelik, ESER SÖZLEŞMESİ (YAPIM, BAKIM, ONARIM VE YÜKÜMLENİM SÖZLEŞMELERİ)
  2. BORÇLAR KANUNU’NA GÖRE  ESER SÖZLEŞMESİNDE  MÜTEAHHİDİN ESERİ TESLİM BORCU ve TESLİM BORCUNA AYKIRILIKLARI/ SENDİ (D.BARUH) YAKUPPUR/YÜKSEK LİSANS TEZİ
  3. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir